Ülkücülerin kaos ortamındaki tavrı...14/07/2010Ülkemiz öyle olağanüstü bir dönemden geçiyorki,hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği olaylar gözümüzün önünde cereyan ediyor. Anormallikler birbiri ardı sıra öyle hızlı gelişiyorki toplum daha birini anlayamadan ötekinin içinde buluyor kendini. İnsanımız masa tenisi seyreden kedi misali,hadiseleri seyrederken dahi başı dönüyor. Şimdiye dek yaşanmamış tüm gariplikler birbirleriyle yarışırcasına milletimizin başına yağıyor. Darbe günlükleri-ananı al da git-imralı-kürt sorunu-davos-zamlar-kürt açılımı-şehitler-ergenekon-zamlar-devasa bütçe açığı-dtp kapatıldı-şehitler-pkk azdı-sine i millet-diyarbakır belediye başkanı küfür etti-kozmik oda-zamlar-israil le gerilim-balyoz vs.vs. Sanki bela barajının duvarları yıkıldı, ülkemizin ve insanımızın üzerine felaket yağıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, toplumu aydınlatmak ve bilgilendirmekle yükümlü medya ve sözümona aydınlar, hadiseleri yorumlamak adına öyle karışık bir tablo ortaya koyuyorlarki, görüş mesafesi sıfıra düşüyor. Normal zeka seviyesine sahip bir insan, zıvanadan çıkmadan haberleri seyredemiyor. Açıkoturum ve tartışma proğramlarını izlemeyi ise, kendi adıma zekama hakaret sayıyorum. Türk toplumu,anormal hadiselerle şaşkına çevrilirken, bir yandanda medya aracılığı ile kafa bulanıklığı had safhaya çıkarılıyor. Şaşkın ve kafası alabildiğine karışık bir toplumun sağlıklı kararlar alması mümkün değildir. Sanırım arzu edilen sonuçta budur. Şaşkın ve kafası karışmış toplumu, biraz gözyaşı biraz hamasi nutuk,biraz yardım paketleri ve artistik birkaç çıkışla istedikleri gibi yönlendirebilmek istiyorlar. Oldukça başarılı olduklarıda reddedemiyeceğimiz bir şekilde önümüzde duruyor. Kısaca oyun bu. Fakat bu oyun eksiktir, sakattır, netice alamayacaktır. Çünkü, Ülkücüleri dikkate almayan her oyun bozulmaya ve hüsrana uğramaya mahkumdur. Kafaların karıştığı ve görüş mesafesinin sıfıra düştüğü bu ortamda,kafaları net olanlar bu ülkenin geleceğini şekillendireceklerdir. Estirilen manüpilasyon rüzgarlarıyla toplumu istedikleri yöne döndürenlerin karşısına Ülkücüler dikileceklerdir. Çünkü Ülkücülerin kafaları nettir-net olmalıdır. Onlar rüzgarların önünde savrulup gitmezler, rüzgar estirirler. Ülkemizin içinde bulunduğu şartların çok ağırlaştırıldığı şu günlerde, Ülkücü Hareket mensupları sadece kafalarının netliğini muhafaza edip, kendi kurumlarının (parti–ocak-sendika) etrafında kenetlenmekle dahi ülkenin geleceğine el koyacak cüsseye sahip olduklarına şahit olacakardır
Abdullah PEKER